19 Eylül 2010 Pazar

... o kadar uzun zamandır yazmıyorum ki kendimi ifade edebilmeyi unuttum. bunda artık uykusuzluk problemi çekmememin de etkisi olabilir tabi ama ben yazmak istiyorum. geri dönmek ve yazmak. 
özlüyorum. genel olarak. herşeyi özlüyorum. bazen sevmediğim insanları bile özlüyorum. garip. en önemlisi arkadaşlarımı özlüyorum. uzun zamandır konuşmadığım insanlar var, onları özlüyorum. yazılar yazdığım insanlar var, onları özlüyorum. fotoğraflara bakıyorum. birden içimi bir boşluk kaplıyor. tam anlamıyla bir boşluk. ve ben anlıyorum özlediğimi. 
hayat durmuş gibi geliyor. sanki bundan sonra hep böyle devam edecekmiş gibi. oysa ki çok da hızlı ilerliyor ve birşeyler oluyor. sadece görmek mi istemiyoruz nedir? ya da bilmiyorum... 
sorgulamayı, düşünmeyi özledim. 
joker'i özledim. 
ben uzaklaştıkça o da uzaklaştı ve anlamını yitirmeye başladı. oysa ki ben böyle biri değildim...




7 Ağustos 2010 Cumartesi

20 Temmuz 2010 Salı

... başka söze gerek olmayan anlar!


















az kaldı. yarın rakı soframızda büyük bir keyifle oturuyor ve bu saatlerde birinci ayımızı kutluyo olucaz. birinci ay da önemli bişimiş gibi :) ama onunla güzel oluyo işte bazı şeyler. hayat gibi mesela.

tek istediğim bu büyünün bozulmaması... 

welcome and see you later darling! :)

19 Temmuz 2010 Pazartesi

... çok şapşalım!




ama çok seviyorum. napiyim!... 


5 Temmuz 2010 Pazartesi

... let it be!

bayadır doğru düzgün yazmıyorum buralara. aslında yazacak çok şeyim olmasına rağmen yazamıyorum çünkü yaşadıklarımı kelimelere dökemiyorum. ilginç bi durum. hemen yazmak isterdim ben eskiden.

özel ve güzel bir şey yaşıyorum. ilk defa. bu kadar benimsenmek, korunmak, kollanmak ve özlenmek. ilk defa olan şeyler bunlar. birisinin ailesi olabileceğimi, birisinin benim için böyle hissedebileceğini hiç sanmazdım. yani hayal ederdim, ümit ederdim ama gerçek olabileceğine pek de inanmazdım. çok değişik.

hızlı gelişiyor bazı şeyler ama yine de içime sine sine gidiyor herşey. öyle memnunum ki şu anda. seviyorum, seviliyorum. hep dilediğim şeyler şu anda teker teker karşıma çıkıyor. üç ay lanetini de atlatırsam çok daha mutlu olucam sanırım :)

ayrıca çok özlüyorum. hatta bok gibi özlüyorum. eşşek gibi özlüyorum. bu kadar kısa sürede bu kadar büyük bir şey çok inandırıcı gelmiyor bazı insanlara ama bana geliyor, ona geliyor, bu da bize yetiyor. ya "biz" demek bile ne güzel bir şeymiş ya! 

şimdilik özlem konusunda sakin davranmaya çalışıyorum ama günler geçtikçe asabileştiğimi hissediyorum. sinirlerim hafiften bozulmaya başladı. ama eninde sonunda gelecek, bana kocaman sarılıp bırakmicak, ben biliyorum :)

28 Haziran 2010 Pazartesi


hey, i'm in love,
my fingers keep on clicking to the beating of my heart.
hey, i can't stop my feet,
ebony and ivory and dancing in the street.
hey, it's because of you,
the world is in a crazy, hazy hue.

my heart is beating like a jungle drum. (x3)

man, you got me burning,
i'm the moment between the striking and the fire.
hey, read my lips,
cause all they say is kiss, kiss, kiss.
no, it'll never stop,
my hands are in the air, yes i'm in love.

my heart is beating like a jungle drum. (x4)

my heart is beating like a jungle drum. (x4)

Bu Blogda Ara